• Güçlü Çocuk

DUYGUSAL DAYANIKLILIĞI ARTTIRMANIN 9 YOLU

Kişinin kendi duygularının farkında olması ve bunları gerektiği gibi idare edebilmesi, başkalarının duygularına karşı farkındalığı ve olumsuz duygularla başa çıkabiliyor olması kişisel anlamda gelişimin en önemli yapı taşlarındandır.


Duygusal Dayanıklılık çocukların duygularını yapıcı yollarla düzenlemesinde, çelişkili durumları ve çatışma hallerini çözümlemesinde, ve problemleri çözmesinde yardımcı olur.


Araştırma sonuçlarından öğrendiğimiz bilgilere göre duygusal dayanıklılığa sahip çocukların okulda başarılı, sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilen, kendi farkındalığı yüksek, empati yapabilen, güçlüklerin üstesinden gelebilen, akıl sağlığı yerinde bireyler olduğunu söylemek mümkün.


Velilerin rolü çocukların duygusal dayanıklılık gelişimiyle iç içe geçmiş durumdadır. Çocukların ilişkiler bağlamında geliştikleri göz önüne alındığında, ebeveynlerin duyarlılığı, desteği ve güvencesi, çocukların günlük olarak deneyimledikleri çok çeşitli duyguları etkili bir şekilde yönetmeyi ve bunlarla baş etmeyi öğrenmelerine yardımcı olmak açısından hayati önem taşır.


Aşağıda uzmanların tavsiye ettiği velilerin çocuklarının duygusal dayanıklılığını geliştirebilecekleri bazı basit, günlük uygulanılabilir yolları bulabilirsiniz.



Duyguları Tanımlama Alıştırmaları Yapın


Bir çocuğun duygusal dayanıklılığını geliştirmeye yardımcı olmak için, ebeveynler günlük olarak

çocuklarının duygularını belirleme ve tanımlamada onlara yardımcı olmalı, ve onlara bu duyguları deneyimleme ve yaşamada müsade etmelidirler. Bir çocuk ne kadar sıklıkla duyguları tanımlama alıştırması yaparsa o kadar rahat duygularını idare edebilme ve yönetebilme becerisi kazanır. Ebeveynler bu alıştırmaları günlük rutinin bir parçası haline getirmelidirler.


‘Nasılsın?’ Sorusuna iyi hissetmesek bile klasik bir cevap olarak ‘iyi’ demeyi tercih ederiz. Dolayısıyla çocuğa sorulacak soru “ bugün ya da şu anda hangi duyguyu ya da duyguları hissediyorsun” olmalıdır. Çocuğu kendi duygusal durumu hakkında konuşmaya teşvik eden spesifik bir soru, çocukta öz farkındalık ve güven oluşturur.



Çocuğunuz öğrenmesini istediğiniz becerileri modelleyin. Çocuklar kasıtlı olsak da olmasak da ne yaptığımıza dikkat ediyorlar. Bizler onların rol modeliyiz.


Çizim Yapmak Ve Günlük Tutmak İçin Vakit Ayırın


Birlikte günlük tutma gibi faaliyetler de yardımcı olabilir. Her günün sonunda, ebeveynler çocuklarıyla oturup onlara ne olduğunu, nasıl hissettiklerini ve duygularıyla nasıl başa çıktıklarını yazmalarını, yazmayı bilmeyen çocuklar için çizmelerini sağlamalı.


Ebeveynler periyodik olarak çocuklarından tuttukları günlük kayıtlarına birlikte bakmalarını istemeleri, çocukların davranışsal eğilimlerini, aşırı tepki verdikleri durumları ve daha sonra pişman oldukları davranışları düşünmelerini istemeli. Küçük çocuklar bunu nasıl hissettiklerinin resimlerini çizerek veya çizmek istediklerini ebeveynlerine anlatarak yapabilirler.



Kendi Duygularınızdan Bahsedin


Diğer temel derslerde olduğu gibi, duygu durumu söz konusu olduğunda çocuklar ebeveynlerinin sözlü ifadeyle öğrettiklerinden ziyade ebeveynlerinin yaptıklarından, uyguladıklarından ve davranışlarından daha çok öğrenirler. Çocuğunuzun öğrenmesini istediğiniz becerileri modelleyin. Çocuklar ne yaptığımıza dikkat ediyorlar ve bizler kasıtlı olsak da olmasak da rol modeliz. Örneğin, bilgisayarda meşgul olduğunuz işinizde sorun yaşıyorsanız, yüksek sesle 'Çok sinirliyim. Ayağa kalkıp bir ara vereceğim ve sonra yeniden başlayacağım.’ demeniz öğretici olur.


Ebeveynler çocuklarının duyguları hakkında rahatça konuşmalarını istiyorlarsa, kendi duygularını da çocuklarıyla açıkça tartışmalıdırlar. Herhangi bir günde ebeveynler nasıl hissettiklerini tanımlayabilir, bu duyguyu etiketleyebilir ve sağlıklı bir şekilde nasıl ifade edeceklerini gösterebilir veya bununla başa çıkmak için nasıl bir yöntem kullandıklarına çocuklarını şahit tutabilirler. Duygularıyla mücadele eden ebeveynler için bu fazladan çalışma gerektirebilir, ancak çabaya değer. Amacın çocuğa duygularını nasıl yönetebileceğini öğretmek olduğu akılda tutulmalıdır.


Ebeveynler kendi duygularıyla ve başkalarının duygularıyla ne kadar içten ve etkili bir şekilde ilgilenirse, çocuklar o derece daha sağlıklı ilişkiler geliştirir, okulda, işte ve kişisel ilişkilerinde daha büyük başarı elde etmede o kadar başarılı olur. Ebeveynler kendi duygularının daha fazla farkına vardıklarında, başkalarının duygularına karşı duyarlı ve empatik olduklarında, hem çocuklar hem de ebeveynler daha iyi hissedecek, daha iyi ilişki kuracak ve daha iyi yaşayacaktır.



Olumsuz Duyguları Normalleştirin


Ebeveynlerin çocuklarını olumsuz deneyimlerden veya duygulardan korumak istemeleri doğal olsa da, bu aslında duygusal gelişimlerine zarar verir. Bunun yerine, ebeveynler çocuklarının tüm duyguların doğal ve normal olduğunu ve önemli olanın duygularla nasıl başa çıktığımız olduğunu anlamalarına yardımcı olmalıdır.


Çocuklarınızı kurtarmayarak çocuklarınızın gelişiminde duygusal dayanıklılığı bir öncelik haline getirebilirsiniz. Çocuklarınızı hayatın stresinden aşırı korumayın. Çocukların, bunun getirdiği duygusal durumu ve bunun sorumluluğunu nasıl idare edeceklerini öğrenmelerine izin vermek yerine, çocuklar ve yaşam (okul, etkinlikler, öğretmenler, yaşamın diğer getirileri) arasında engel oluşturmayın.


Ek olarak, ebeveynler olumsuz duygular hakkında konuşmaktan kaçınmamalı, onları halının altına süpürmemeli ya da sağlıksız patlamalara yol açabilecek şekilde kabarmalarına izin vermemelidir. Bazen olumsuz bir duygu korkusu, o duygunun gerçek deneyiminden daha kötüdür. Zor bir gün geçirirken, yaşadıklarınız çocuğun anlayışına ve yaşına uygun değilse ayrıntılara girmenize gerek yoktur, ancak yine de ne hissettiğiniz konusunda dürüst olmalısınız.


Duygusal zekayı tam olarak geliştirmenin önemli adımları arasında duyguyu fark etmek, etiketlemek ve bu konuda ne yapılacağını sormak yer alıyor.

Çocuklarımıza kaygı ve hayal kırıklığı gibi rahatsız edici duyguları sağlıklı bir şekilde nasıl anlamlandırabileceklerini öğretmeliyiz ki böylece bu güçlü duyguları bastırmak zorunda hissetmesinler.



Duyguları İfade Etmenin ve Yönetmenin Uygun Yollarını Tartışın


Duygusal dayanıklılığın önemli bir unsuru problem çözmektir. Genellikle, bir çocuğun duygusal dayanıklılığını geliştirmeyi düşündüğümüzde, sadece empatiyi düşünüyoruz. Bir çocuk üzgünse, tek yapmamız gerekenin onun duygularını fark edip acısını paylaşmak olduğuna inanıyoruz. Ama orada duramayız. Duygusal dayanıklılığı tam olarak geliştirmenin önemli adımları arasında duyguyu fark etmek, etiketlemek ve bu konuda ne yapılacağını sormak yer alıyor.


Ebeveynler çocuklarının duygularını tanımalarına, etiketlemelerine ve tartışmalarına yardımcı olarak olumlu bir geri bildirim döngüsü oluşturduktan sonra, olumsuzsa, duygularıyla nasıl başa çıkacakları konusunda onlara koçluk yapmanın bir sonraki adımına geçebilirler.

Duygularını yapıcı bir şekilde ifade edebilmeleri ve duygularının yoğunluğunu yönetebilecek yollar bulmaları konularında rehberlik etmek için çocukları çok fazla dinlememiz ve soru sormamız gerekmektedir.

Duygusal dayanıklılığın anahtarı ebeveynin bu sorumluluğunu yerine getirmesinde saklıdır.


Çocuklar kızgınlarsa ne yapacakları kendilerine sorulabilir. Değiştirebilecekleri bir şey var mı? Birçok ebeveyn bu gibi durumlarda devreye girer ve çocuğun problemini kendileri çözer, ancak bu çocuğa kendi başına öfke halinin üstesinden gelemeyeceğini göstermek olur. Bunun yerine koçluk yapmayı deneyin. İşaretli sorular sorabilirsiniz, ilk başta hepsini kendi başlarına çözemeyebilirler, ancak bu onların özgüven duygusunu geliştirmelerine yardımcı olur.


Ebeveynler, stresli bir günün sonunda stres atmak için arka bahçede oyun oynayarak veya birlikte yürüyüş yaparak yoğun duyguları işlemek için yaptıkları sağlıklı faaliyetlere çocuklarını da dahil edebilirler.



Kendi Hatalarınızı Sahiplenin


Kusurlu insanlar olarak, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor olsak bile, hepimiz kaçınılmaz olarak hata yaparız. Duygular söz konusu olduğunda, ebeveynler çocuklarının önünde istemeden patladıkları veya başka bir şekilde stresle sağlıklı bir şekilde başa çıkamadıkları anlara sahip çıkmalıdır.


Hatalarımızı kabul etme ve başkalarının duygularını istemeden incitebilecek davranışlarımızı düzeltmek için sürekli harekete geçme pratiği yapmalıyız. Örneğin, bir yakınımız veya eşimiz bizi tetikleyen bir konuyu çocukların önünde gündeme getirdiğinde, durumu olabildiğince nazik bir şekilde yatıştırmalı ve mümkün olduğunda güç mücadelelerinden kaçınmalıyız. Unutmayın, her zaman çocuklarınızın önünde ilişkisel becerilere örnek oluyorsunuz ve onların kişisel bütünlüklerini azaltmak yerine güçlendiren çatışmalarla başa çıkmanın yollarını içselleştirmelerini istiyorsunuz.


Hata yaptığınızda kabul etmek ve bunu düzeltmek için harekete geçmek çocuklara duygusal dayanıklılığın herkesin zaman içinde geliştirmeye devam edebileceği ömür boyu sürecek bir beceri olduğunu gösterir. Bu aynı zamanda çocukları hata yaptıklarında sahiplenmeye teşvik eder, ancak bazen sıcaklığın geçmesini beklemeniz gerekir.

Herkes sakinleşme şansı bulduğunda yaşanmış olan olumsuz davranış şeklini birlikte tekrar gözden geçirin. ‘’Kamyonla oynamak istediğin ve kamyonu alamadığın için üzgündün. Ama vurmak iyi değil. Bir dahaki sefere ne yapabilirsin? Annenden yardım isteyebilirsin. Sıranı bekleyebilirsin. Oynamak için başka bir şey bulabilirsin."


Diğer taraftan, ebeveynler, çocukları iyi davranışlarını fark ederek ve hatta bazı durumlarda bir ödül sunarak duygusal dayanıklılık sergilediklerinde de olumlu pekiştirmede bulunmalıdır.



Yeni Deneyimler Edinmelerine ve Yeni İnsanlarla Tanışmalarına İmkan Oluşturun


Ebeveynler, mümkün oldukça, yeni öğrenme deneyimleri için günlük fırsatlar da dahil olmak üzere, çocuklarını yeni etkinliklere ve deneyimlere dahil etmeye çalışmalıdır.


Bu, bir kitap okumak veya birlikte bir belgesel izlemek veya yeni bir hobi denemek kadar basit bir şeyi içerebilir. Fikir, çocuğu ufuklarını genişletecek yeni deneyimlere maruz bırakmaktır. Bir yetimhane, huzurevi, hayvan barınakları vb. yerlerde gönüllü olmak, duygusal dayanıklılığın kritik bir yönü olan empati ve şefkatin oluşturulmasına da yardımcı olacaktır.


Çocuklar yeni yerler, insanlar ve etkinlikler deneyimledikçe, zihinleri diğer deneyimleri ve bakış açılarını anlamak için genişler.


Çocuklarınızı kendilerini başka birinin yerine koyabilmeleri için cesaretlendirin. Birbirinizin duyguları yargılayıcı olmayan bir şekilde ifade etmesine olanak tanıyan konuşmaları teşvik edin.


Empatiyi ailenizde bir fiil haline getirin. Ebeveynler kendi dünyasındakilere şefkat gösterdiklerinde, bu iyilik çocuklarına bulaşıcı hale gelir. Empatiyi de uygulayarak öğretin.

COVID-19 salgını şu anda belirli türdeki fırsatları sınırlayabilirken, ebeveynler ayrıca gelecekteki etkinlikler için planlar yapabilir, dijital seçeneklere yönelebilir ve evde yeni fikirler oluşturabilir. Çocuklara, insanların kendi çabaları ve destek gösterileriyle başkalarının hayatlarında fark oluşturabileceklerini göstermek önemlidir.



Duygularla Eğlenin


Duygusal öğrenme deneyimlerini gelişimleri boyunca çocuklar için eğlenceli hale getirmeliyiz.


Sessiz sinema okul öncesi çocuğunuz için harika bir zamandır. Sessiz sinema derken sesi kapalı bir Disney filmi izlemekten ve neler olduğunu analiz etmekten bahsediyoruz. Hayvan dostlarımızın duygusal ve sosyal zekayı gösterdiği konuları da muhabbetinize ekleyin.


Birlikte hikayeler okumak ve karakterlerin yaşadıkları duygular hakkında konuşmak, başkalarının da bizimle aynı duyguları olduğunu kabul ederek duyguyu normalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocukların sebep ve sonucu daha iyi anlamasına ve empati kurmasına yardımcı oluyor.

Ayrıca gözetimsiz ve güdümsüz oyunlar çocuklara, ihtiyacı olan bir arkadaşa nasıl destek olunacağı veya bir çatışmada nasıl uzlaşılacağı gibi duygusal ve sosyal becerileri, yetişkin rehberliği olmadan kendi başlarına uygulama şansı vermesi açısından çok faydalıdır.



Duygularla İlgili Kitaplar Okuyun


Özellikle duyguları ve duygusal zekayı ele alan pek çok mükemmel çocuk kitabı vardır, ancak ebeveynler de bu dersleri öğretmek için hemen hemen her hikayeyi kullanabilir.


Birlikte hikayeler okumak ve karakterlerin deneyimledikleri duygular hakkında konuşmak, başkalarının da bizimle aynı duyguları olduğunu kabul ederek duyguyu normalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocukların sebep ve sonucu daha iyi anlamalarına ve empati kurmalarına yardımcı oluyor.

Ebeveynlerin çocuklardan tükettikleri medyada gözlemledikleri duyguları tartışmalarını istemeleri de duyguları konuşup analiz etmek için faydalı bir yöntem olarak istifade edilebilir.


Bir kitap okurken veya bir podcast dinlerken, 'Neden şu anda ağladığını düşünüyorsun?' veya 'Neden böyle hissettiğini düşünüyorsun?' gibi sorular sormanız, çocuklara diğer insanların duygularıyla ilgileniyor olduğunuzu göstermenin bir yoludur.


Ebeveynlerin duygusal dayanıklılık konusunda öğüt verici kişisel hikayelerini paylaşmaları da duygusal dayanıklılığı geliştiren etkili bir yöntem olarak değerlendirilir.


Küçük şeylerin ne kadar önemli olduğuna dair hikayeler paylaşın. İster ebeveynlerin karşılaştıkları zorlu bir durumla nasıl başa çıktıkları, ister bir sorunu olan birinin yerine kendilerini koyarak ona nasıl yardım ettikleri olsun, çocuklara küçük şeyler yaparak da olsa başkalarını önemsemeyi gösteren hikayeler anlatılması önemlidir. Küçük şeylerin de etkili olduğunu anlatmak esastır.


Bu yazı Huffington Post’un bir yazısı örnek alınarak derlenmiştir. Yazının orjinal metnine bu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.huffpost.com/entry/ways-raise-emotionally-intelligent-kids_l_5f1064e7c5b619afc3fe45c1


İlüstiratör: Sarah Rafter


263 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör