• Güçlü Çocuk

0-6 Yaş Grubu Çocuklara Rol Model Olmak

İçerik: okul öncesi, itiraz etme, kamp, sürekli evde olma, tek odada kalma



“Bir kızım var beş yaşında. Problemimiz şu; kızım her şeye itiraz ediyor. Çok basit bir şeyden tutun her şeye. 2016-2018 arası eşim ve ben çalışmadan sürekli evdeydik. Bu dönemde kızım bizim yaşantımızdan etkilendi. Daha sonra Atina’daydık.(4 ay kaldık.) Şu an da başka bir ülkede kamptayız. Tek odada kalıyoruz. Kızımızla ilgilenmeye çalışıyoruz. Şu an kreşe veya okula gitmiyor bizimle beraber. Nasıl davranmamızı önerirsiniz?



Cevap:

Kızınız yaşı itibarıyla önemli bir gelişim dönemi içerisinde. Aynı zamanda ailenin son birkaç yılı normal şartlarda geçmemiş. Sorunlarınız ile ilgili nasıl başa çıkabileceğinizi, bu dönemi en az hasar ile nasıl atlatabileceğinizi, bir kaç maddede ele almak gerekirse:

1. Davranışlar etki tepki mekanizması içerisinde ortaya çıkar. Tepkiyi anlayabilmek için etkiyi çok iyi anlamak gerekir. Bu etki kişisel özelliklerin yanı sıra, gelişim ve çevresel faktörlerden de kaynaklanıyor olabilir. 3-6 yaş, önemli bir gelişim dönemidir. Bu dönemde kazanılan bilgiler, edinimler, davranışlar ve yargılar, hayatın diğer dönemlerine temel teşkil eder. Bu dönemin başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: -  Çocuğun dünyayı ve bu dünya içinde kendini keşfettiği bir dönemdir. -  Dünya, çok büyük bir yerdir ve bu bile tek başına çocuğun kaygılanması için yeterlidir. Yeni fark etmeye başladığı bu koskocaman dünyanın çok da matah bir yer olmadığı fikri onu daha çok kaygılandırabilir. - Çocuk etrafında olan her şeyi gözlemleyerek ve modelleyerek öğrenir. En yakınındaki insanlar gibi yemek yemeye ve konuşmaya çalışır; isteklerini ifade etmeyi, problemlerini anlatmayı, öfkesini dışa vurmayı, tıpkı onlar gibi yapmak ister. Hatta annesine bile nasıl davranacağını babasına bakarak öğrenir. Bazen ebeveynler "Küçük daha anlamamıştır, fark etmemiştir, bunları duymadı" diye düşünür fakat çocuk her şeyi duyar, görür ve kaydeder. - Onun görüş alanında ebeveynler daha dikkatli olmalıdır. Onun dünyasında anlamlandıramayacağı şeyler duymasına, görmesine mani olunmalıdır. Bazen her şey kontrolümüz altında olmayabilir, bu zamanlarda da çocuğumuza açıklama yapmalı, onun anlayabileceği şekilde sorularını mutlaka cevaplandırmalıyız. 2. Bu dönemde çocuk, tüm dünyanın merkezinde olduğunu ve dolayısıyla isteklerinin mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini düşünür. Soyut olanı düşünemez ve bu nedenle kendisine anlatılanların somutlaştırılması gerekir. Sahiplenme duygusu oluşmuştur; paylaşmayı reddedebilir. “Benim annem, benim babam, benim yastığım, benim oyuncağım, benim elbisem, benim tokam” gibi sahiplenme cümlelerini çok sık duyabilirsiniz. Sahiplendiği şeyleri kaybetmek istemez. Evini değiştirmek, yatağını değiştirmek ona kötü hissettirebilir. İsteklerini yetişkinler gibi öncelik sırasına koyamaz; onun için öncelikli olan, isteğinin o an mutlaka yapılması gerektiğidir. Bu gibi durumlarda çocukla kurulacak iletişim çok önemlidir. Çocuk her durumda anne babasına olan güvenini sağlamlaştırmalıdır. “Annem/babam beni seviyor” düşüncesi hep pekişmelidir. Çocukların her istediği yapılmalı mıdır? Sorusunun cevabı çocuktan çocuğa istekten isteğe göre değişir. Ama her durumda yapılması gereken en önemli şey, çocuk bir şey söylediğinde ona çok hızlı bir şekilde cevap verilmelidir. Böylece çocuk, anne babası tarafından önemsendiğini ve sevildiğini fark edecektir. Çocuk, ebeveyn sevgisini sürekli teste tabi tutar; bu sevgiyi sözelden ziyade, davranış diliyle anlar. Çocuğun sevgi ve güven kaybı yaşamaması için “hayır” denileceği durumlar, en somut şekliyle anlatılmalı, "hayır ama bak şöyle yapabiliriz." denilerek alternatif gösterilmelidir. Anne baba başarabilirse çocuklar çok hızlı ikna olurlar. Sürekli sorunları düşünmek onları çözmeyeceği gibi insanı bir girdabın içine de çekebilir. Evde bir çocuğun varlığı, anne baba için dik durma, güçlü olma ve kendi kendini tedavi etme gibi işlevlerinden dolayı şükür sebebidir.

3. Bu dönemde çocuğun zengin bir hayal gücü vardır. Bazen olmayanı olmuş gibi anlatabilir; sizden dinlediği bir masalı, hayal dünyasında yeniden yaşar ve yeni olaylar ekleyerek size geri anlatabilir.

Çok meraklıdır ve her şeyle ilgili bir sürü soru sorar, konuşmaya ve anlatmaya oldukça isteklidirler. Bu durum onların –varsa- yaşadığı kaygıların ortaya çıkmasına neden olur ve oyunlarda kendilerini rahatça ifade etmelerini kolaylaştırır. Bu anne baba için çocuğunu tanıma adına harika bir fırsattır. Onları sorularından, oyunda seçtiği karakterlerden, “bir rüya gördüm” deyip aslında iç dünyasında yaşadığı şeyleri anlatmasından tanıyabilirsiniz. Aklınıza takılan, “acaba kızım bu konuda olumsuz bir duygu düşünce geliştirmiş midir?” diye düşündüğünüz ne varsa, onunla oyun oynarken bunların ipuçlarını öğrenebilirsiniz. Kendiniz bir senaryo uydurarak, onun varsa olumsuz duygularını değiştirebilirsiniz.


4. Bu dönemin sonlarına yaklaşırken, çocuklar cinsiyetlerine ait farkındalık geliştirirler: Kız çocukları annelerine, erkek çocukları, babalarına benzemeye çalışır. Çocuğunuza mahremiyetini öğretmek için en uygun zamandır. Onun banyosunu yaptırırken, üzerini değiştirirken veya siz üzerinizi değiştirirken nelere dikkat ederseniz çocuğunuz da aynısına dikkat edecektir. İyi bir model olarak ona mahremiyet eğitimini sorunsuz bir şekilde verebilirsiniz.

5. Bulunduğumuz ortamlarda şartlar ne olursa olsun Allah Resulü (SAV) anne babalara çocuklarına karşı merhametleri olmalarını, onları sevmelerini ve iyi örnek olmalarını öğüt vermiştir. "Çocukları sevin, onlara karşı şefkatli olun, onlara verdiğiniz sözü harfiyen yerine getirin; çünkü çocuklar, sizin onlara rızk verdiğinizi sanırlar." buyurmuştur Efendimiz. Belki şuan tek bir odada kalıyorsunuz, her an yüz yüze olmak, yukarıda bahsi gecen birçok şeyi zorlaştırıyor olabilir. İnsan olarak hepimiz aciziz, sabrımızın, enerjimizin bir sınırı olduğunu düşünüyoruz. Ama aslında sabrımızı da enerjimizi de kendimiz tüketiyoruz. Zihnimizde bir kum saati kuruyor ve kum bitmek üzere olunca sabrımız da enerjimiz de bitiyor. Kum saatlerini kaldırmamız ve hangi durumda olursak olalım, o durum içinde ben ne yapabilirim? Diye düşünmemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz durumu, biz sevmezsek eşimize çocuğumuza hiç sevdiremeyiz. Bu günler geçecek, buna tüm kalbimizle inanmalıyız ama geçmeyecek olan bizim bu günlerdeki kazançlarımız ve kayıplarımızdır. Onlar hep bizimle olacak. Bir ev düzenine kavuştuğunuzda, çocuğunuzdaki olumsuz tepkiler, çok hızlı toparlanabilir ama o zamana kadar sabırsız davranışlarımızla başka huylar edinmişse çocuğumuz bunu toparlamak için ayrıca bir efor sarf etmek gerekebilir.

30 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör