Çocuklarda Anksiyete/ Kaygı Bozukluğu

tramva6.gif

Çocuklar gelişim süreçleri ve çevresel faktörlere bağlı olarak zaman zaman korku, endişe, üzüntü ve çaresizlik duyabilirler. Fakat bu korku  ve endişe yoğun bir şekilde seyrediyor ve çocugun okul, ev ve sosyal aktivitelerini olumsuz anlamda etkiliyorsa anksiyete veya depresyondan şüphelenebiliriz. Kaygı yoğunlaştığında nasıl başa çıkacağını bilemeyen çocuk bu duygudan ve duyguya sebep olan durum ve ortamlardan kaçmak ister. Ve ne yazık ki kaçmak kaygı duygusunu daha da besleyip işlevsiz hale getirir.

 

KAYGI BOZUKLUĞUNUN BELİRTİLERİ

  • Günlük yaşama ilişkin gerçek dışı yoğun endişe

  • Randevularına zamanında gitme gibi konularda müthiş endişe

  • Gençlerde kendileriyle aşırı ilgili olma, gerginlik ve güven duymaya son derece ihtiyaç duyma

  • Herhangi bir fiziksel nedeni olmaksızın karın ağrısı ve diğer birçok rahatsızlıktan yakınma

  • Ebeveyn veya arkadaştan aytılmakta güçlük çekme

  • Uyku problemleri 

  • Yeme bozukluğu

  • Vücutta ağrılar

  • Yorgunluk, hâlsizlik 

01_8.png
 

ANKSİYETE ÇEŞİTLERİ

AYRILIK ANKSİYETESİ

Çocuğun ebeveyninden veya birincil seviyede bağlı oldukları bakımlarından sorumlu kişilerden ayrılmaya karşı yoğun korku ve kaygı duyması olarak tanımlanır. Ayrılık kaygısı bozukluğu çeken çocuklar okula veya bir süre yatılı kalacakları bir yere gitmek üzere anne babalarından ayrılmakta ve yalnız kalmakta güçlük çekerler. Bu tür durumlarda anne - baba veya bağlı oldukları bakımlarından sorumlu kişilere ''yapışırlar''. Gittikleri yerde uykuya dalmakta güçlük yaşarlar. Ayrılık kaygısı bozukluğu başka psikolojik rahatsızlıklarla birlikte seyredebilir; depresyon, mutsuzluk, kendini soyutlama veya aile bireylerinden birinin ölebileceği korkusu gibi. Çocuklarda %4 oranında görülen bir kaygı bozukluğu türüdür.

Cope-Childhood-Anxiety-.jpg

ÖZGÜL FOBİLER

Çocuğun belirli bir durum veya canlı-cansız bir objeden duyduğu yoğun ve irrasyonel korku (akıl/mantık dışı korku) olarak tanımlanır. Çocuklarda yaygın olarak görülen özgül fobiler hayvan, gök gürültüsü, yükseklik, kan, su, karanlık, tıbbi işlemler gibi objeler veya durumlardır.

image-asset.jpeg

SOSYAL ANKSİYETE

Çocuğun sosyal ortam ve aktivitelere katılmaktan korku ve kaygı duyması olarak tanımlanır. Örnek olarak sınıfta öğretmeninin bir soru sorması veya bir arkadaşla sohbet başlatmak çocukta sosyal kaygıyı tetikleyebilir. Çocuk kendisinde bu kaygıyı doğuracak etkenlerden uzak durmaya çalışabilir ve sınıfta söz almak, arkadaşlarıyla konuşmak gibi doğal görünen ama kendisinde kaygıya sebep olan davranışlardan kendini çekebilir. Bu kaygı tipi çocuğun okuldaki performansını ve arkadaşları ile sosyalleşmesini negatif bir şekilde etkiler.

diagnose_social-anxiety.jpg

YAYGIN KAYGI

Bu tip kaygıda çocuklar sadece bir şey için değil genel olarak birçok konu hakkında kaygı duyar. Olumsuz her durum çocukta kaygı oluşturabilir. Çocuklarda ve ergenlerde görülen yaygın kaygı bozukluğu, günlük yaşama ilişkin gerçek dışı yoğun endişeler şeklinde açığa çıkar. Bu kişiler kendilerini ilgilendiren her durumla; örnekse akademik performansları veya randevularına zamanında gitme gibi konularda müthiş endişe duyarlar. Kaygı bozukluğu yaşayan gençler kendileriyle aşırı ilgilidirler, gergindirler ve güven duymaya son derece ihtiyaç duymaktadırlar. Herhangi bir fiziksel nedeni olmaksızın karın ağrısı gibi olası birçok rahatsızlıktan yakınabilirler.

2f487569614a276ece508134464cb296.jpg
 

Anne babalar iyi niyetle çocuklarını bu endişe ve kaygıdan uzak tutmaya çalışırken tersine problemi daha da içinden çıkılmaz bir hale dönüştürebilirler. Bu yüzden kaygı problemi olan çocuğa nasıl yaklaşmak gerektiği ile ilgili bir uzmandan bilgi ve yardım almak, anksiyete ile ilgili mevcut kaynakları okumak çok önemlidir.

Amaç hiçbir zaman anksiyeteyi ortadan kaldırmak olmamalıdır zira kaygı, korku ve endişe normal düzeyde ise insana fayda sağlayan duygulardır. Bu yüzden çocuklara kaygısı yoğunlaşınca bunun ile başa çıkmasını öğretmek gerekir. Çocuk bu duygu ile başa çıkamadığı için duygu büyür ve çeşitli fiziksel ve/veya duygusal sorunlara neden olur. 

159344070133431614 (3).png

NELER YAPILMAMALI

1.

Ankisyeteyi ortadan kaldırmaya çalışmamalı. Çocuğa korkusuyla nasıl başa çıkabileceği öğretilmeli.

2.

Ebeveynler çocuğun endişesini tetiklememek için kaygı veren durumlardan uzak durmayı tercih edebilirler. Fakat bu gibi bir yöntem çocuğun başa çıkma becerileri geliştirememesine sebep olur. Bunun yerine stres verici olay ile kontrollü şekilde yüzleşmesi çocuğun zamanla anksiyetesinin, kaygı ve endişelerinin azalmasını sağlar.

3.

Sıkça yapılan bir diğer hata ise çocugu “ama herşey güzel olacak”, “çok eğlenceli olacak”, “arkadaşların seninle dalga geçmeyecek” gibi gerçekçi olmayan cümlelerle ikna etmeye çalışmaktır. Bu gibi durumlarda da ebeveynler güvenilirliğini kaybedip çocuğun anksiyetesinin daha da yoğunlaşmasına sebebiyet verebilir. 

4.

Bazen anne baba da çocuğun kaygı problem yaşayacağı durumlar öncesi endişe yaşayabilir ve buna en baştan engellemek için konuşup ikna etmeye çalışılabilir. Fakat bu tip konuşmalar çocuğun olayı daha da büyümesine neden olabilir. Kısa bir şekilde çocuğa açık uçlu bir soru ile nasıl hissediyorsun diye sorup konuşmanın devamında onu cesaretlendirmek, fikirlerine ve hislerine önem verildiğini hissettirmek önemlidir. Bunun yanında çocuğun kaygı durumlarında bir planı olması da krizi engelleyebilir. 

Bir başka önemli başa çıkma yöntemi ise çocuğun duygularını ona sorular sorarak ifade etmesini teşvik etmek ve onu bu duygu ile başa çıkması için cesaretlendirmektir. Fakat burada da dikkat edilmesi gereken nokta kapalı uçlu denilen evet/hayır soruları yerine açık uçlu sorular sormaktır. Örneğin “Sınava gireceğin icin endişeli misin?” gibi kapalı uçlu bir soru kaygıyı artırabilir. Bunun yerine “Sınav ile ilgili ne düşünüyorsun?” gibi açık uçlu bir soru ile çocuğun kendini ifade etmesine teşvik edilir. Böylece ona duyulduğunu, dinlendiğini, anlaşıldığını ve yalnız olmadığını hissettirir. 

Bazen anne baba da çocuğun kaygı problem yaşayacağı durumlar öncesi endişe yaşayabilir ve buna en baştan engellemek için konuşup ikna etmeye çalışılabilir. Fakat bu tip konuşmalar çocuğun olayı daha da büyümesine neden olabilir. Kısa bir şekilde çocuğa açık uçlu bir soru ile nasıl hissediyorsun diye sorup konuşmanın devamında onu cesaretlendirmek, fikirlerine ve hislerine önem verildiğini hissettirmek önemlidir. Bunun yanında çocuğun kaygı durumlarında bir planı olması da krizi engelleyebilir.